KENDİM İÇİN LÜZUMLU BULDUKLARIM...

Avrupa Birliği Nedir?

 

AVRUPA BİRLİĞİ

İÇİNDEKİLER

 

 

 

 

 

 AVRUPA BİRLİĞİ

 

 

 

 

 

 

 

 

1.KISIM:   AB Tanımı

 

 

 

 

 

 

2.KISIM :  Avrupa Toplulukları Tarihsel Gelişimi ve Organları

 

 

 

Avrupa Toplulukları

 

 

 

 

 

 

 

   1- Avrupa Kömür Çelik Topluluğu

 

 

 

 

 

   2- Avrupa Ekonomik Topluluğu

 

 

 

 

 

   3- Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu

 

 

 

 

 

Avrupa Topluluklarının Gelişim ve Genişleme Süresi

 

 

 

 

Avrupa Topluluklarının  Genişleme Süresi ve Topluluğa Tam Üyelik Başvuruları

 

A.B. Organları

 

 

 

 

 

 

 

   1-AB Komisyonu

 

 

 

 

 

 

 

   2-AB Bakanlar Konseyi

 

 

 

 

 

 

   3-Avrupa Parlementosu

 

 

 

 

 

 

   4-Avrupa Topluluğu Adalet Divanı

 

 

 

 

 

   5-Avrupa Konseyi

 

 

 

 

 

 

 

   6-Ekonomik-Sosyal Komite

 

 

 

 

 

 

   7-Bölgeler Komitesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AVRUPA BİRLİĞİ

1.   KISIM:     Avrupa Birliğinin Tanımı

Avrupa Birliği, Avrupa Birleşik Devletleri’ni oluşturma projesidir. Ancak bugüne kadar Avrupa Birliği’nin uyguladığı politikalar, Avrupa sermayesinin politikaları olmuştur.

            Birinci ve İkinci Dünya Savaşları Avrupa’dan çıktı ve öncelikle Avrupa’yı tahrip etti. Her iki dünya savaşının sonunda da komünist partilerinin iktidara geldiği ülke sayısı arttı. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra komünistlerin yönlendirdiği ayaklanmalardan yalnızca Sovyetler Birliği’nde gerçekleşeni iktidarda kalabildi. Ancak İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği yayılmacı bir politika izledi ve özellikle savaş döneminde direniş hareketlerinde komünistlerin üstlendiği önemli rolü de kullanarak, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde Sovyetler Birliği’nin denetimindeki komünist partilerinin iktidara gelmesini sağladı. Ayrıca, Yugoslavya ve Arnavutluk’ta Sovyetler Birliği’nden bağımsız komünist partileri iktidara geldi. Yunanistan’da ise büyük bir iç savaş başladı. Ayrıca, İtalya ve Fransa gibi ülkelerde koalisyon hükümetlerinde komünistler de yer aldı.

 1947 yılında Soğuk Savaş başladı. 1949 yılında NATO kuruldu. Soğuk Savaşın sendikal alandaki ayağı olan Uluslararası Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU) da, 1945 yılında kurulmuş olan Dünya Sendikalar Federasyonu’ndan ayrılmış olan sendikalarla (Soğuk Savaş sürecinde bölünen sendikaların da katılımıyla) 1949 yılında oluşturuldu.

 İkinci Dünya Savaşı sonrasının kapitalist dünyasındaki tek ve tartışılmaz önder durumunda olan Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa’da komünistlerin ve Sovyetler Birliği’nin hakim olmasını önlemek için, Truman Doktrini çerçevesinde Marshall Yardımını başlattı. Avrupa’dan kaynaklanan her savaş hem Avrupa’yı tahrip etmiş, hem de komünistlerin çeşitli ülkelerde iktidara gelmesine yol açan şartları oluşturmuştu. Bu durum hem ABD’yi, hem de Avrupa’da çeşitli kesimleri rahatsız ediyordu. ABD’nin ve Avrupa’da kurulu düzen yanlılarının çıkarlarının korunabilmesi için, Avrupa’da Sovyetler Birliği’nin kontrolunda olmayan bölgelerde yeni bir savaşın mutlaka önlenmesi gerekiyordu.

 Bu doğrultudaki ilk adım, ABD’nin de desteğiyle, 1951 yılında atıldı. Savaş sanayiinin temeli, demir ve çeliktir. Savaşın nedenlerinden biri de, demir ve çelik kaynakları üzerindeki anlaşmazlıklardı. Her iki dünya savaşında da Almanya ile Fransa arasındaki anlaşmazlık önemliydi. Bu nedenlere bağlı olarak, öncelikle Almanya ve Fransa’daki kömür ve çelik kaynaklarının ulusal egemenliğin dışına çıkarılması, bir uluslar üstü kuruma devredilmesi kararlaştırıldı.

Ayrıca, Avrupa Birliği ülkelerinde sınıf çatışmalarını önleyecek, sınıflar arasındaki çelişkileri yumuşatacak bir strateji belirlendi. “Avrupa Sosyal Modeli” biçiminde ifade edilen bu anlayış, Avrupa Birliği ülkelerinin sömürgelerinde halklara en acımasız bir biçimde davranılırken, Avrupa işçilerine insanca yaşama ve çalışma koşullarının sağlanmasını temel alıyordu. İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika gibi Avrupa ülkeleri, sömürgelerinden ancak buralardaki kurtuluş mücadeleleri sonrasında vazgeçmek zorunda kaldılar. Avrupa emperyalizmi, kendi içindeki çelişkileri yumuşatmak için, sömürgelerdeki acımasız sömürüsünden etkili bir biçimde yararlandı. “Avrupa Sosyal Modeli” olarak sunulan anlayış ve uygulamanın temelinde sömürgecilik vardı. Sömürgelerdeki sömürü ve baskı ile Avrupa’daki “sosyal model” birlikte gelişti.

 1951 yılında imzalanan Paris Sözleşmesi ile kurulan Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu, bu doğrultudaki ilk adımı oluşturdu. 1954 yılında ise Batı Avrupa Birliği (BAB) doğdu.

Avrupa Birliği önce Avrupa Ekonomik Topluluğu olarak 1957 yılında Roma Antlaşması ile 6 ülke tarafından kuruldu (Belçika, Fransa, Almanya, İtalya, Lüksembourg ve Hollanda). 1973 yılında Danimarka, İrlanda ve İngiltere, 1981 yılında Yunanistan, 1986 yılında İspanya ve Portekiz katıldı. Berlin Duvarı’nın 1989 yılında yıkılmasından sonra, eski Demokratik Alman Cumhuriyeti’ni oluşturan bölgelerin Federal Almanya’ya katılması ile yeni bir genişleme yaşadı. 1995 yılında Avusturya, Finlandiya ve İsveç katıldı.

 Avrupa Birliği’nin Avrupa Birleşik Devletleri’ne doğru evirilişi özellikle Sovyet sisteminin 1989-1991 yıllarında çöküşünün ardından hızlandı. 1986 yılında Avrupa Tek Senedi imzalandı. Böylece, üye devletler arasında kişilerin, malların, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımı tam olarak sağlandı. 1992 yılında imzalanan Maastricht antlaşması ile kuruluşun adı Avrupa Birliği olarak değiştirildi; tek para birimine geçilmesi kararlaştırıldı; “Avrupa vatandaşlığı” kavramı getirildi. 1997 yılında imzalanan Amsterdam antlaşması ile Avrupa vatandaşlarının hakları güçlendirildi ve Avrupa Birliği’nin Orta ve Doğu Avrupa doğrultusundaki genişleme perspektifi de dikkate alınarak, kurumsal ve siyasal yapıların güçlendirilmesi amaçlandı.

 Üste Dön

2.  KISIM :  AVRUPA TOPLULUKLARININ TARİHSEL GELİŞİMİ  VE  ORGANLARI

 1.    AVRUPA TOPLULUKLARI

1-  Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT):

Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu’nun kurulması yönündeki ilk girişim, 9 Mayıs 1950 tarihinde Fransız Dışişleri Bakanı Robert SCHUMAN’dan gelmiş ve Avrupa ülkelerine yapılan çağrıda, savaş sanayiinin ana maddeleri olan kömür ve çeliğin üretim ve kullanımının uluslar üstü bir organın sorumluluğunda yönetilmesi öngörülmüştür.

Schuman Planı esas alınarak yapılan görüşmeler sonunda AKÇT’yi kuran ve aynı zamanda bugünkü Avrupa Birliği’nin temelini oluşturan Paris Antlaşması, Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg arasında 18 Nisan 1951 tarihinde Paris’te imzalanmış ve 25 Temmuz 1952 tarihinde yürürlüğe girmiştir. AKÇT’ye İngiltere, İrlanda ve Danimarka 1.1.1973, Yunanistan 1.1.1981, Portekiz ve İspanya 1.1.1986, Finlandiya, İsveç ve Avusturya ise 1.1.1995 tarihinde katılmışlardır. “Montanunion” olarak da anılan bu anlaşma ile, üye ülkeler arasında bir ortak kömür ve çelik pazarı oluşturulması, ekonominin geliştirilmesi ve istihdam ile hayat seviyesinin yükselmesinin sağlanması hedeflenmiştir.

Avrupa Demir Çelik Topluluğu Antlaşmasındaki bazı önemli maddeler aşağıda verilmiştir;

Madde 1

İşbu Antlaşma  ile  yüksek akitler tarafından  kendi  aralarında  ortak bir pazara, ortak hedeflere ve ortak kurumlara dayalı bir AVRUPA KÖMÜR VE ÇELİK TOPLULUĞU kurarlar.

Madde 2

 Avrupa  Kömür  ve  Çelik  Topluluğunun  görevi,  Üye  Devletlerin  genel  ekonomik  durumları  ile  uyum  içinde  ve  4.  Maddede  belirtilen  şartlar  çerçevesinde  ortak  bir  pazarın kurulması  ile,  Üye  Devletlerde,  ekonomik  genişlemeye, istihdam ve yaşam standardının yükselmesine katkıda bulunmaktır.

Topluluk,  istihdamın sürekliliğini  koruyarak  ve  Üye  Devletlerin  ekonomilerinde  önemli  ve  sürekli  bozulmalara  meydan  vermekten  kaçınarak,  üretimin mümkün  olan  en yüksek verimlilik  seviyesinde  en  rasyonel  dağılımını bizzat temin edecek şartları, aşamalı olarak, gerçekleştirmekle yükümlüdür.

Madde 3

Topluluk  kurumları, kendi yetki sınırları  çerçevesinde,  ortak  çıkarlar doğrultusunda: 

(a)üçüncü ülkelerin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, ortak pazarın  ihtiyaçlarını düzenli olarak karşılamakla; 

(b)  ortak  pazarda  bütün  benzer  durumdaki  tüketicilerin  üretim  kaynaklarından eşit şekilde yararlanmalarını sağlamakla;

(c)  yatırılan  sermaye  için  gerekli  amortisman  ve  normal  getirinin  kazanılmasına imkan sağlamak  ve  aynı teşebbüslerce  başka  işlemler  için uygulanan  fiyatların  veya  ilerideki  bir  dönemde  genel  fiyat  seviyesinin  yükselmesine meydan vermemek koşuluyla en düşük fiyatların tespit edilmesini  sağlamakla;

(d)  teşebbüsleri,  üretim  potansiyellerini  genişletmeye  ve  iyileştirmeye  çalışarak  ve  doğal  kaynakların  bilinçsizce  tüketilmelerine  meydan  vermekten  kaçınarak bunların rasyonel bir şekilde kullanılması için bir politika geliştirmeyi teşvik edecek şartların sürdürülmesini sağlamakla;

(e)  Topluluğun  sorumluluk  alanına  giren  sanayi  dallarının  her  birindeki işçilerin  eşit  şekilde  ilerlemelerine  imkan  vererek,  çalışma  şartları  ve  yaşam  standartlarının yükseltilmesini teşvik etmekle;

(f)  uluslararası  ticaretin  büyümesini  teşvik  etmek  ve  dış  pazarlarda  uygulanan fiyatlarda adalete uygun sınırlar içinde kalınmasını sağlamakla;

(g)  rakip  sanayilere  karşı,  bu  sanayilerin  kendileri  veya  onların  yararına  başkaları  tarafından  yapılan  hukuka  aykırı  bir  fiilin  haklı  çıkarmadığı  her  türlü  himayeden  kaçınarak,  üretimin  düzenli  şekilde  artırılmasını,  modernizasyonunu  ve kalitesinin yükseltilmesini teşvik etmekle yükümlüdürler.

Madde 4

Aşağıdaki  hususlar  kömür  ve  çelik  ortak  pazarıyla bağdaşmaz  sayılır  ve bu  nedenle  işbu Antlaşmada  öngörülen  şartlarda,  Topluluk  içinde  kaldırılır  ve yasaklanır:

(a)  ithalat  veya  ihracat  vergileri  veya  eş  etkili  yükümler  ve  malların dolaşımındaki miktar kısıtlamaları;

(b)   üreticiler,  satın  alanlar  veya  tüketiciler  arasında,  özellikle  fiyat  veya  teslim şartlarında veya taşıma tarifelerinde ayrım yapan tedbir ve uygulamalar ve ayrıca  satın  alanın  serbestçe  satıcı  seçme  hakkını  engelleyen  tedbir  veya  uygulamalar;

(c)  her ne şekilde olursa olsun Devletler tarafından verilen sübvansiyonlar  ve yardımlar veya konulan özel yükümlülükler;

(d)  pazarların  paylaşılmasına  ve  işletilmesine  yönelik  kısıtlayıcı uygulamalar.

 Madde 5

Topluluk,  görevlerini  işbu Antlaşmaya  uygun  olarak  sınırlı  müdahaleler  ile yürütür.

Bu amaçla, Topluluk:

-  bilgi  toplayarak,  istişarelerde  bulunarak  ve  genel  hedefler  belirleyerek  ilgililere yardım eder ve rehberlik yapar;

-  teşebbüslere,  yatırımları  için  finansman  kaynakları sağlar  ve  yeniden uyarlanma maliyetlerinin bir kısmını karşılar;

-  normal  rekabet  şartlarının oluşturulmasını, sürdürülmesini  ve  gözetilmesini sağlar ve sadece şartlar gerektirdiğinde, üretim veya pazar üzerinde  doğrudan müdahalede bulunur;

-  faaliyetlerinin  gerekçelerini  kamuoyuna  açıklar  ve  işbu Antlaşmada  öngörülen kurallara uyulmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.

Topluluk  kurumları  bu  faaliyetleri,  sınırlı  bir  idari  mekanizma  ile  ve  ilgililerle yakın işbirliği içinde yürütür.

 Madde 6

Topluluk tüzel kişiliğe sahiptir.

Uluslararası ilişkilerde,  Topluluk,  görevlerini  yerine  getirmek  ve  hedeflerine ulaşmak için gerekli hukuki ehliyete sahiptir.

Topluluk, Üye Devletlerin her birinde o Devletteki tüzel kişilere tanınan en  geniş haklardan yararlanır; özellikle menkul ve gayrimenkul mallar edinebilir ve bunları devredebilir ve taraf ehliyetine sahiptir.

Topluluk,  her  biri  kendi  yetkileri  çerçevesinde  hareket  eden  kurumları  tarafından temsil edilir.

Madde 7

Topluluğun kurumları şunlardır:

- Bir Danışma Komitesinin yardımcı olduğu bir YÜKSEK OTORİTE;

- Bir ORTAK ASAMBLE (bundan böyle "Avrupa Parlamentosu" olarak adlandırılacak);

- Bir  ÖZEL  BAKANLAR  KONSEYİ  (bundan  böyle  "Konsey"  olarak adlandırılacak);

- Bir ADALET DİVANI (bundan böyle "Divan" olarak adlandırılacak).

Hesapların  denetimi,  işbu Antlaşma  ile  kendisine  verilmiş yetki sınırları çerçevesinde hareket eden bir Sayıştay tarafından yürütülür.

  Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET):

Avrupa ekonomik Topluluğu, 1957 yılında altı Batı Avrupa Devleti (Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg ve İtalya) arasında imzalanan “Roma Antlaşması” ile kurulmuştur. AET’ye hukuken ve fiilen uluslararası bir kuruluş olma niteliğini kazandıran Antlaşma, 1 Ocak 1958 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Roma Antlaşması, 248 madde, ekler ve protokollerden oluşmaktadır.

AET’nin nihai hedefi Avrupa’nın siyasal bütünlüğe ulaşmasıdır. Bu hedefe varmak için öngörülen ekonomik dengeyi sağlamak üzere, ilk araç olarak üye ülkeler arasında malların, hizmetlerin, sermayenin ve emeğin serbestçe dolaştığı bir ortak pazar ve gümrük birliği kurulması öngörülmüştür. Roma Antlaşması’nın 2. maddesinde AET’nin hedefi “Topluluğun görevi, ortak pazarın kurulması ve üye ülkelerin ekonomik politikalarının giderek yaklaştırılması suretiyle, Topluluğun bütünü içinde ekonomik etkinliklerin uyumlu olarak gelişmesini, sürekli ve dengeli bir yayılmayı, artan bir istikrarı, yaşam düzeyinin hızla yükseltilmesini ve birleştirdiği devletler arasında daha sıkı ilişkileri gerçekleştirmektir” şeklinde özetlenmiştir.

Avrupa Ekonomik Topluluğunun Kabul edildiği antlaşmadaki  bazı önemli maddeler şunlardır;

Madde 1

İşbu Antlaşma ile yüksek akit taraflar, aralarında bir AVRUPA EKONOMİK TOPLULUĞU kurarlar.

Madde 2

Topluluğun  görevi,ortak  bir  pazarın kurulması  ve  Üye  Devletlerin  ekonomik  politikalarının  giderek  yaklaştırılması  yoluyla  Topluluğun bütününde ekonomik faaliyetlerin uyumlu bir şekilde geliştirilmesini, sürekli ve dengeli bir büyümeyi,  daha  fazla  istikrarı, yaşam  standardının hızla  yükselmesini  ve Topluluğun bir araya getirdiği Devletler arasında daha sıkı ilişkilerin kurulmasını  sağlamaktır.

Madde 3

Madde 2'de  belirtilen  amaçlara  ulaşmak  üzere  işbu Antlaşmada  öngörülen şartlara ve takvime uygun olarak Topluluğun göstereceği faaliyetler:

(a) Üye  Devletler  arasında  gümrük  vergileri  ile  malların  ithal  ve ihracındaki  miktar  kısıtlamaları  ve  eş etkili diğer  tüm  tedbirlerin ortadan kaldırılmasını,

(b) üçüncü ülkelere karşı ortak bir gümrük tarifesinin ve ortak bir ticaret politikasının oluşturulmasını, 

(c) Üye  Devletler  arasında  kişilerin,  hizmetlerin  ve  sermayenin  serbest  dolaşımına ilişkin engellerin ortadan kaldırılmasını,

(d) tarım alanında ortak bir politikanın oluşturulmasını,

(e) taşımacılık alanında ortak bir politikanın oluşturulmasını,

(f)  ortak  pazar  içinde  rekabetin  bozulmamasını sağlayacak  bir  sistemin kurulmasını,

(g) Üye  Devletlerin  ekonomik  politikalarının  koordinasyonuna  ve ödemeler  dengesindeki  bozuklukların  giderilmesine  imkan  verecek  usullerin uygulanmasını,

(h) Üye Devletler ulusal mevzuatının, ortak pazarın işleyişinin gerektirdiği  ölçüde birbirine yaklaştırılmasını,

(i)  işçilerin  istihdam  imkanlarını iyileştirmek  ve  yaşam  standartlarının  yükseltilmesine  katkıda  bulunmak  amacıyla  bir  Avrupa  Sosyal  Fonunun kurulmasını,

(j)  topluluğun  ekonomik  büyümesini  yeni  kaynaklar  yaratarak  kolaylaştırmaya yönelik bir Avrupa Yatırım Bankasının kurulmasını,

(k) ticareti  artırmak  ve  ekonomik  ve  sosyal  kalkınma  çabasını  birlikte  sürdürmek  amacıyla  denizaşırı  ülke  ve  topraklar  ile  bir  ortaklık  kurulmasını, kapsar.

Madde 4

1.  Topluluğa verilen görevler;  

AVRUPA PARLAMENTOSU, KONSEY,  KOMİSYON,  ADALET DİVANI. aracılığıyla yerine getirilir.

Her kurum işbu Antlaşma ile kendisine verilen yetki sınırları içinde hareket eder.

2.  Danışma  görevleri  ifa  eden  bir  Ekonomik  ve  Sosyal  Komite,  Konseye ve Komisyona yardımcı olur.

3.  Hesapların  denetimi  işbu Antlaşma  ile  kendisine  verilen  yetki  sınırları içinde faaliyet gösteren bir Sayıştay tarafından yapılır. 

  Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu (EURATOM):

Paris Antlaşması’nı imzalayan altı ülke arasında AKÇT ile sınırlı bir alanda başlatılan bütünleşme çabalarını çeşitli alanlara yaygınlaştırma girişimleri kapsamında, öncelikle, Avrupa genelinde siyasi alanda bir bütünleşme gerçekleştirme yoluna gidilmiştir. Ancak, 1952 yılında Avrupa Savunma Topluluğu ve 1953 yılında Avrupa Siyasal Topluluğu (European Political Economy) olarak somutlaşan dış politika ve savunma politikası alanlarındaki bütünleşme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanması neticesinde, ekonomik entegrasyon gerçekleştirilmeksizin siyasi entegrasyona ulaşılamayacağı şeklindeki görüş ortaya çıkmış ve bu doğrultuda ekonomik entegrasyon çabaları yoğunluk kazanmıştır.

Bunun üzerine, Messina’da, 1-2 Haziran 1955 tarihinde düzenlenen konferansta iki yeni Avrupa Topluluğu’nun daha kurulması kararlaştırılmıştır. uzun süren görüşmeler ve teknik çalışmalardan sonra 25 Mart 1957’de, bu kez Roma’da imzalanan Antlaşmalar ile AET ve EURATOM kurulmuştur. EURATOM’un amacı, atom enerjisinin barışçı amaçlarla kullanımını geliştirmektir. Antlaşmanın 1 inci maddesi çerçevesinde EURATOM’un temel hedefi, nükleer endüstrinin süratle kurulması ve gelişmesi için gerekli şartların gerçekleştirilmesi yolu ile üye ülkelerin hayat seviyelerinin yükseltilmesi ve diğer ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi olarak özetlenmektedir.

Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu Antlaşmasıyla  ilgili bazı önemli maddeler şunlardır;

Madde 1

İşbu Antlaşma  ile  Yüksek  Akit  Taraflar  kendi  aralarında bir  AVRUPA  ATOM ENERJİSİ TOPLULUĞU (EURATOM) kurarlar. 

Topluluğun  görevi  ,  nükleer  sanayilerin  kurulması  ve  hızlı  gelişlimi için gerekli  şartların  hazırlanması  suretiyle,  Üye  Devletlerde  hayat  standardının yükselmesine ve ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunmak olacaktır.

Madde 2

Topluluk,  görevini  yerine  getirmek  üzere  işbu Antlaşmada  öngörüldüğü biçimde:

(a) araştırmaları geliştirmek ve teknik bilgilerin yayılmasını temin etmek;

(b) halkın ve işçilerin sağğını korumak için tek tip güvenlik standartları  oluşturup uygulanmalarını sağlamak; 

(c) yatırımları  kolaylaştırmak  ve  özellikle  teşebbüslerin  girişimlerini teşvik ederek, Topluluk içinde nükleer enerjinin gelişmesi için gerekli temel tesislerin yapımını sağlamak;

(d) maden  filizlerinin  ve  nükleer  yakıtların, Topluluktaki  tüm kullanıcılarına, düzenli ve adil biçimde arzını sağlamak;

(e) uygun  denetimlerle,  nükleer  maddelerin  asıl  amaçlarının dışında kullanılmamalarını temin etmek;

(f)  özel  fisyon  maddeleri  ile  ilgili  olarak  kendisine  tanınan  mülkiyet  hakkını kullanmak;

(g) özel  donanım  ve  malzeme  ortak  pazarı kurulması,  nükleer  yatırımlar  için  sermayenin  serbest  dolaşımı  ve  Topluluk  içinde  uzmanların istihdam  serbestisi  suretiyle  geniş  piyasalara  açılma  ve  en  iyi  teknik  vasıtalardan yararlanma imkanı sağlamak; ve

(h) diğer  ülkeler  ve  uluslararası  örgütlerle,  nükleer  enerjinin  barışçıl amaçlarla  kullanımındaki  gelişmeyi teşvik  edici bütün ilişkileri kurmakla, yükümlüdür. 

Madde 3

1. Topluluğa verilen görevler, 

AVRUPA PARLAMENTOSU,  KONSEY,  KOMİSYON, ADALET DİVANI,  aracılığıyla yerine getirilir.

Her  kurum  işbu Antlaşma  ile  kendisine  verilen  yetki  sınırları  içinde hareket eder. 

2.  Danışma  görevleri  ifa  eden  bir  Ekonomik  ve  Sosyal  Komite,  Konseye  ve  Komisyona yardımcı olur.

3.  Hesapların denetimi, işbu Antlaşma ile kendisine verilen yetki sınırları içinde faaliyet gösteren bir Sayıştay tarafından yapılır.

 Avrupa Toplulukları’nın Gelişimi ve Genişleme Süreci:

Roma Antlaşması’nın 1958 yılı başında yürürlüğe girmesinden sonra, her üç Topluluk (AKÇT, EURATOM, AET) bakımından, özellikle de Roma Antlaşması’nın uygulanması açısından başarılı olarak nitelendirilebilecek bir dönem başlamıştır.

Üye devletler arasındaki gümrük birliği, Roma Antlaşması’nda öngörülen tarihten bir buçuk yıl önce, 1 Temmuz 1968’de gerçekleşmiş, ulaştırma ve enerji alanlarındaki gecikmelere rağmen AET, “geçiş dönemi” adı verilen ilk uygulama devresinin sonunda 31 Aralık 1969 tarihinde Antlaşma ile saptanan hedeflerin çoğuna ulaşmayı başarmıştır.

Diğer taraftan, 1969 yılında La Haye’de yapılan Zirvede, Topluluklara katılma talebinde bulunan İngiltere, İrlanda, Danimarka ve Norveç ile konuya ilişkin müzakerelerinin başlatılması kabul edilmiştir. İki yıl süren müzakerelerden sonra İngiltere, İrlanda ve Danimarka tam üye olarak, 22 Ocak 1972 tarihinde Topluluğa katılmışlar, Norveç’in katılma anlaşması ise, adı geçen ülkede yapılan bir referandum ile reddedilmiştir. 1981 yılında Yunanistan’ın da Topluluğa katılmasıyla üye sayısı 10’a çıkmıştır. 1.1.1986 tarihinde İspanya ve Portekiz’in katılmasıyla Topluluğun üye sayısı 12’ye yükselmiştir.

Topluluğa üye ülkelerin sayısının 12’ye yükselmesi sonrasında, üyelik için başvuruda bulunan ülkelerin sayısında da artış gözlenmiştir. Türkiye’nin 14 Nisan 1987 tarihinde Topluluğa tam üyelik başvurusunda bulunmasının ardından, 17 Temmuz 1989’da Avusturya da müracaatta bulunmuştur. 4 Temmuz 1990’da Kıbrıs Rum Kesimi, 16 Temmuz 1990’da Malta, 1 Temmuz 1991’de İsveç, 18 Mart 1992’de Finlandiya, 20 Mayıs 1992’de İsviçre, 25 Kasım 1992’de Norveç, 31 Mart 1994’de Macaristan, 5 Nisan 1994’de Polonya, 22 Haziran 1995’de Romanya, 26 Haziran 1995’de Slovakya, 13 Ekim 1995’de Letonya, 24 Kasım 1995’de Estonya, 8 Aralık 1995’de Litvanya, 14 Aralık 1995’de Bulgaristan, 17 Ocak 1996’da Çek Cumhuriyeti,10 Haziran 1996’da Slovenya bu doğrultuda karar almışlardır. 1 Ocak 1995 tarihi itibariyle, daha önce Avrupa Serbest Mübadele Bölgesi (EFTA) üyesi olan, Avusturya, Finlandiya ve İsveç AB’ne tam üye olmuşlardır.

 AVRUPA TOPLULUĞU’NUN GENİŞLEME SÜRECİ VE  TOPLULUĞA TAM ÜYELİK BAŞVURULARI

 

ÜLKELER

TAM ÜYELİK MÜRACAATI

KOMİSYON GÖRÜŞÜ

ÜYELİK MÜZAKERELERİ

AB ÜYELİĞİ

I. GENİŞLEME(*)

 

 

 

 

İngiltere

Mayıs 1967

Ekim 1960

Haziran 1970

1 Ocak 1973

İrlanda

Mayıs 1967

Ekim 1960

Haziran 1970

1 Ocak 1973

Danimarka

Mayıs 1967

Ekim 1960

Haziran 1970

1 Ocak 1973

Norveç(**)

Mayıs 1967

Ekim 1960

Haziran 1970

1 Ocak 1973

II. GENİŞLEME

 

 

 

 

Yunanistan(***)

Haziran 1975

Ocak 1976

Temmuz 1976

1 Ocak 1981

III. GENİŞLEME

 

 

 

 

Portekiz

Mart 1977

Mayıs 1978

Kasım 1978

1 Ocak 1986

İspanya

Temmuz 1977

Kasım 1978

Şubat 1979

1 Ocak 1986

IV. GENİŞLEME

 

 

 

 

İsveç

1 Temmuz 1991

31 Temmuz 1992

1 Şubat 1993

1 Ocak 1995

Finlandiya

18 Mart 1992

4 Kasım 1992

1 Şubat 1993

1 Ocak 1995

Avusturya

17 Temmuz 1989

1 Ağustos 1991

1 Şubat 1993

1 Ocak 1995

BAŞVURULAR

 

 

 

 

Türkiye

14 Nisan 1987

18 Aralık 1989

-

-

G.Kıbrıs Rum K.

4 Temmuz 1990

30 Haziran 1993

31 Mart 1998

-

Malta(****)

16 Temmuz 1990

30 Haziran 1993

-

-

İsviçre

20 Mayıs 1992

-

-

-

ÜLKELER

TAM ÜYELİK MÜRACAATI

KOMİSYON GÖRÜŞÜ

ÜYELİK MÜZAKERELERİ

AB ÜYELİĞİ

Norveç

25 Kasım 1992

24 Mart 1993

5 Nisan 1993

-

Macaristan

31 Mart 1994

15 Temmuz 1997

31 Mart 1998

-

Polonya

5 Nisan 1994

15 Temmuz 1997

31 Mart 1998

-

Romanya

22 Haziran 1995

15 Temmuz 1997

-

-

Slovakya

26 Haziran 1995

15 Temmuz 1997

-

-

 

ÜLKELER

TAM ÜYELİK MÜRACAATI

KOMİSYON GÖRÜŞÜ

ÜYELİK MÜZAKERELERİ

AB ÜYELİĞİ

Letonya

Estonya

Litvanya

Bulgaristan

Çek Cumhuriyeti

Slovenya

13 Ekim 1995

24 Kasım 1995

8 Aralık 1995

14 Aralık1995

17 Ocak 1996

10 Haziran 1996

15 Temmuz 1997

15 Temmuz 1997

15 Temmuz 1997

15 Temmuz 1997

15 Temmuz 1997

15 Temmuz 1997

-

31 Mart 1998

-

-

31 Mart 1998

31 Mart 1998

-

-

-

-

-

-

(*) İrlanda’nın 31.7.1961, Danimarka’nın 9.8.1961, İngiltere’nin 10.8.1961 ve Norveç’in 30.4.1962 tarihlerinde Topluluğa yaptıkları ilk katılma müracaatları reddedilmiştir.

(**) Norveç’in Katılma Anlaşması Eylül 1972’de gerçekleştirilen referandum sonucunda, % 53.5 olumsuz oyla reddedilmiştir.

(***) AT-Yunanistan Ortaklık Anlaşması 9.7.1961 tarihinde imzalanmış ve 1.11.1962 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

(****)Malta 26.10.1996 tarihinde tam üyelik başvurusunu dondurmuştur. Malta Eylül 1998’de başvurusunu yinelemiştir.

 Üste Dön

2.   AB’NİN ORGANLARI

 Birliği  yöneten  kurumlar  şunlardır:  Demokratik  yollarla  seçilen  Parlamento,  Üye Devletleri   temsil   eden  ve  Bakanlar'dan  oluşan  Konsey,  Avrupa  Devlet   ve   Hükümet Başkanları   Zirvesi,   Antlaşmalar'ın   koruyucusu   olan   Komisyon,   Topluluk   hukukuna uyulmasını  sağlayan  Adalet  Divanı  ve  Birliğin  mali  yönetimini  izleyen  Sayıştay.  Ayrıca ekonomik,  sosyal  ve bölgesel çıkar gruplarını temsil eden çeşitli  danışma  kurulları  vardır. Birliğin    dengeli   gelişimine   katkıda   bulunan   projelerin   finansmanını    kolaylaştırmak amacıyla kurulmuş olan Avrupa Yatırım Bankası bulunmaktadır. 

Bunlardan  AB  Bakanlar Konseyi, AB Komisyonu ve Avrupa  Parlamentosu  ile  ilgili bilgiler aşağıda sunulmuştur:

 1-  AB Komisyonu:

AB'yi  oluşturan Antlaşmaların koruyucusu konumundaki AB Komisyonu  20  üyeden oluşan  bir  organdır.  Fransa,  Almanya, İtalya, İspanya  ve  İngiltere  ikişer,  diğer  topluluk üyeleri  ise  birer  üyeyle  temsil  edilirler. Komisyon'un  görev  süresi  beş  yıldır.  Komisyon Başkanı   Üye  Devletler  tarafından  Avrupa  Parlamentosu'nun  görüşü   alındıktan   sonra atanır. Komisyon'un tüm üyeleri ancak Parlamento tarafından onaylandıktan sonra resmen göreve atanmış olurlar.

            Komisyon    üyeleri   görevlerini   yerine   getirirken   kendi   ulusal    hükümetlerinden tamamen    bağımsız    olarak    davranmak   ve   sadece    AB'nin    çıkarlarını    gözetmekle yükümlüdürler.   Komisyonu  görevden  alabilecek  tek  organ   Avrupa   Parlamentosu'dur. Nitekim,   son  Komisyon  yolsuzluk  ithamları  nedeniyle  bu  şekilde   görevden   alınmıştır. Komisyonun her üyesinin bir veya birkaç politika alanında özel sorumluluğu vardır.  Ancak kararlar kolektif sorumluluk ilkesi temelinde alınır.

            Komisyon  öncelikle ve her şeyin üstünde Antlaşmaların korunması ve  gözetilmesiyle yükümlüdür.   Görevini   yerine  getirirken  tarafsız  davranır  ve   Antlaşma   hükümleri   ile Antlaşmalar   temelinde   alınan   kararların  doğru  biçimde   uygulanmasını   gözetir.   Üye Devletlerden  herhangi  birine  karşı  Antlaşma  ihlali  soruşturması  başlatabilir  ve  gerekli gördüğünde  konuyu Avrupa Adalet Divanı'na götürür. Bunların yanı sıra  özellikle  AB'nin rekabet kurallarını ihlal etmeleri durumunda kişilere ve şirketlere para cezası verebilir.

            Komisyon  ayrıca  Birliği harekete geçiren organdır. Yasama sürecini  başlatmada  tek yetkilidir ve yeni bir Avrupa yasasının kabulü sürecinin her aşamasında etkide bulunma güç ve  yetkisine  sahiptir.  Hükümetler arası işbirliği alanında tıpkı  Üye  Devletler  gibi  teklifte bulunma hakkına sahiptir.

            Son olarak, Komisyon AB'nin yürütme organıdır. Buna belirli Antlaşma maddelerinin uygulanmasına   ilişkin   kuralların  belirlenmesi  ve  Birlik  faaliyetleri  için   ayrılmış   bütçe ödeneklerinin  idaresi  de dahildir. Bunların büyük çoğunluğu ana  fonların  kapsamındadır: Avrupa  Tarımsal  Yönlendirme  ve Garanti Fonu, Avrupa Sosyal  Fonu,  Avrupa  Bölgesel Gelişme  Fonu  ve  Kaynaşma  Fonu.  Komisyon  yürütme  görevini  yerine  getirirken  çoğu zaman   Üye   Devletlerden  uzmanların  oluşturduğu  Komitelerin   görüşlerine   başvurma gereği duyar.

            Komisyonun  idari  personelinin çoğu Komisyon  merkezinin  bulunduğu  Brüksel'de, bir   kısmı  ise  Lüksembourg’da  görev  yapar.  Komisyon  bünyesindeki  yaklaşık   30   Genel Müdürlük ve benzeri bölümde yaklaşık 15.000 görevli çalışmaktadır. Komisyonun ve  diğer kurumların faaliyet giderleri toplam Birlik bütçesinin     % 5'ini geçmez.

 2-   AB Bakanlar Konseyi:

Konsey  her  Üye Devletin kendi hükümetini taahhüt altına sokmaya  yetkili  bakanlar düzeyindeki  temsilcilerinden oluşur. Gündemin içeriğine göre toplantılara  farklı  bakanlar katılır.   Örneğin,  Tarım  Bakanları  tarım  ürünleri  fiyatlarını  ele  alırlar;  istihdamla   ilgili konular  Çalışma  ve  Sosyal İşler Bakanları tarafından görüşülür;  genel  politika  sorunları, dışişleri ve Birliği ilgilendiren temel konular Dışişleri Bakanları'nın yetkisi kapsamındadır.

            Konseyin  merkezi Brüksel'dedir; ancak Nisan, Haziran ve Ekim ayındaki  toplantılar Lüksemburg'da  yapılır. Konsey başkanlığını her Üye Devlet altı aylık dönemler için  sırayla üstlenir.

            Üye  Devletlerin  Birlik  nezdindeki  Büyükelçilikleri'nden  oluşan  Daimi  Temsilciler Komitesi  (Coreper)  Konseyin  çalışmaları  için  gerekli  hazırlıkları  yapar  ve  belirli   bazı hazırlıkları yapmak veya özel konuları incelemekle görevli komiteler oluşturarak  Konseyin talimatlarını yerine getirir.

            1974'te    kurulan    AB   Zirvesi,   Devlet   ve   Hükümet   Başkanları    ile    Komisyon Başkanı'ndan  oluşur.  Dışişleri Bakanları ile Komisyonun ilgili üyesi  onlara  yardımcı  olur. Yılda  iki  kez  toplanan  Zirve gelecekte girişilecek eylemler  için  gerekli  ivmeyi  sağlar  ve faaliyetlerin ana hatlarını çizer. Bu arada, gayri resmi olarak da zirveler düzenlenmektedir.

            Avrupa   Birliği   Antlaşması'nda  Birliğin  faaliyetleri  üç  grupta   toplanır:   Topluluk faaliyetleri,  ortak dış politika ve güvenlik politikası, adalet ve içişleri. Topluluk  bağlamında Konseyin bir görevi  de Üye Devletlerin genel ekonomik politikalarını koordine ederek ve Komisyonun  sunduğu  tekliflerden hareketle Parlamentoyu da şu veya  bu  ölçüde  sürece katan  usullere uygun biçimde ortak politikalara ilişkin temel kararları  alarak  Antlaşmada belirlenmiş  olan  hedeflere  ulaşılmasını  sağlamaktır.  Konsey  hükümetler arası   işbirliğine dayalı   iki   alanda   daha   birincil  rol  oynar:  Ortak   dış   politika   ve   güvenlik   politikası çerçevesinde    ortak    konumları    tanımlar    ve   ortak    kararları    alır.    Bu    önlemlerin uygulanmasından  da  Birliğin temsilcisi sıfatıyla Konsey Başkanlığı  sorumludur.  Konseyin adalet  ve  içişleri  alanındaki  esas  işlevi  ortak  eylemler  belirlemek  ve  Üye   Devletlerin imzalayacağı  sözleşmeleri hazırlamak ve önermektir. Avrupa  Topluluğunun  faaliyetlerine ilişkin  olarak son zamanlardaki bazı gelişmeler (Tek Senet, Birlik  Antlaşması)  sonucunda şartlı  çoğunluk  esasına dayalı oylama ilkesinin kullanımı  yaygınlaşmışsa  da  vergilendirme gibi  bazı  konularda  hala  oybirliğiyle  karar  alınması  gerekmektedir.  Şartlı  veya  nitelikli çoğunluk  için  87  oydan  62'sinin  karar  lehinde  olması  ve  bu  62  oyun  en  az  10   devlet tarafından   verilmiş  olması  gerekir.  Şartlı  çoğunluk  ilkesine  göre   yapılan   oylamalarda Almanya,  Fransa, İtalya ve İngiltere'nin 10'ar oyu, İspanya'nın 8 oyu, Belçika,  Yunanistan, Hollanda  ve Portekiz'in 5'er oyu, Avusturya ve İsveç'in dörder oyu, Danimarka, İrlanda  ve Finlandiya'nın   3'er  oyu,  Lüksemburg'un  ise  2  oyu  vardır.  Ancak  Konseyin   Komisyon tekliflerini   değiştirebilmesi  ya  da  Parlamentonun  yaptığı  ve  Komisyonun  kabul   ettiği değişiklikleri geri çevirebilmesi için oybirliği gerekir.

            Ortak  dış politika ve güvenlik politikası ile adalet ve içişleri alanlarında,  Antlaşmada Konseye    bu   konuda   aksine   karar   alma   yetkisi   tanınmadığı    durumlarda    oybirliği zorunludur.          

3-    Avrupa Parlamentosu:

            1979'dan  bu  yana  tek  dereceli genel seçimle beş yıllık bir  süre  için  iş  başına  gelen Avrupa  Parlamentosu  626  üyeden oluşur. Parlamentoda Almanya  99,  Fransa,  İtalya  ve İngiltere  87'şer,  İspanya 64, Hollanda 31, Belçika, Yunanistan ve Portekiz 25'er,  İsveç  22, Avusturya  21, Danimarka ve Finlandiya 16'şar, İrlanda 15 ve Lüksemburg 6 üye  ile  temsil edilir.  Parlamento   Genel Kurulu Strazburg'da toplanır. Her ayın bir haftası  Genel  Kurul oturumlarına   ayrılmıştır.   Bazı  kısmi  oturumlar  ile  Komisyon   toplantıları,   Konsey   ve Komisyonla    ilişkileri    kolaylaştırmak    amacıyla    Brüksel'de    yapılır.    Sekretarya    ise Lüksemburg'da bulunur.

Avrupa Parlamentosu'ndaki siyasi gruplar Birlik düzeyinde oluşur. 370 milyon  nüfusu temsil  eden  Parlamentonun  başlıca  işlevi, siyasi itici  güç  olarak  Topluluk  politikalarının hazırlanması için gereken çeşitli inisiyatifleri üretmektedir.

            Parlamento,  aynı  zamanda,  Avrupa Komisyonu  üyelerinin  tayinlerini  onaylama  ve üçte  iki  oy  çokluğuyla Komisyonu görevden alma yetkisine  sahip  bir  denetim  organıdır. Parlamento,  Komisyonun  programını  oylar ve özellikle Komisyon  ve  Konsey'e  sözlü  ve yazılı  sorular  yönelterek Avrupa politikalarının gündelik işleyişini izler.  1994'te  3.900'den fazla  yazılı soru önergesi verilmiştir. Parlamento araştırma komisyonları kurabilir ve  Birlik vatandaşlarının    dilekçelerini   inceler.   Birlik   Antlaşması'na   göre    Parlamento,    Birlik kurumlarının  faaliyetlerini gerçekleştirmesi sırasında ortaya çıkan görevi  kötüye  kullanma olaylarıyla  ilgili  olarak vatandaşların şikayetleriyle ilgilenmekle  görevli  bir  "Ombudsman" atama yetkisine sahiptir.

            Parlamento  ve  Konsey  bütçe  konusundaki  yetkileri  paylaşırlar.  Parlamento   yıllık bütçeyi  oylar  ve  bütçe  uygulamasını  izler.  Böylece  Birliğe  verdiği  politika  önceliklerini yansıtır.

Birlik   mevzuatı   üçlü  bir  süreç  içinde  hazırlanır:  Mevzuat   önerilerini   Komisyon hazırlar, Parlamento ve Konsey ise bu mevzuatı yürürlüğe koyma yetkisini paylaşırlar.

1986'da  kabul  edilen  Avrupa Tek Senedi,  mevzuat  önerilerinin  Komisyonun  aktif katılımıyla  Parlamento ve Konsey tarafından iki kez görüşülmesini içeren bir işbirliği  usulü getirerek  Parlamentonun mevzuata ilişkin yetkilerini arttırmıştır. Birlik Antlaşması  ile  bir

adım  daha  ileri gidilerek Parlamentoya daha geniş kapsamlı  yasama  yetkileri  verilmiştir. Antlaşma  çerçevesinde  kabul  edilen  yeni  ortak  karar  usulüne  göre  Parlamento  birçok önemli  alandaki yönetmeliklerin ve yönergelerin kabulü konusunda Konseyle  eşit  statüye sahip kılınmıştır.

Bu  usul tek pazar, sosyal politika, ekonomik ve sosyal kaynaşma, araştırma  ve  Birlik Antlaşmasının   kapsadığı   yeni  alanlara  (Trans-Avrupa  ağları,   tüketicilerin   korunması, eğitim,   kültür   ve  sağlık)  uygulanır.  Parlamento  ortak  karar  usulünün   özellikle   tarım ürünleri   fiyatları  ile  Birliğin  bütçe  kaynaklarını  tanımlanmasını  da  kapsayacak   şekilde genişletilmesini istemektedir.

Son  olarak,  büyük  önem  taşıyan bazı  kararlar  (bazı  uluslararası  antlaşmalar,  yeni üyelerin  katılımı,  Parlamento  seçimlerinde  her  ülkede  aynı  usulün  uygulanması,   birlik vatandaşlarının ikamet hakkı, vs.) için Konseyin, Parlamentonun onayını alması gerekir.

4-   Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD):

Kurucu Antlaşmaların yorumlanması ve uygulanmasında hukuka uygunluğu sağlayan AB kurumudur. Birliğin en yüksek yargı organı olan Divan, üye ülke hükümetleri tarafından ortak kararla 6 yıl için atanan 15 hakim ve 8 hukuk sözcüsünden meydana gelir. Görev süreleri yenilenebilir. Yetkisi esas olarak Topluluklarla sınırlı olan Divan, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası alanında tamamen yetkisiz, Suça İlişkin Konularda Polis ve Adli İşbirliği alanında ise belli koşullarla yetkilidir. Divanın bakmakla görevli olduğu davalar; yükümlülüklerini yerine getirmeyen üye devletlere karşı açılan ihlâl davaları, Topluluk kurumlarının çıkardığı mevzuata ilişkin olarak açılan iptal davaları, Topluluk kurumlarının sözleşme-dışı sorumluluk çerçevesinde verdiği zararlar hakkında açılan tazminat davaları, Topluluk kurumlarının Topluluk hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemelerine ilişkin olarak açılan hareketsizlik davalarıdır. Bunlar dışında, ulusal mahkemelerin bir Topluluk hukuku kuralının yorumlanması veya ikincil mevzuatın geçerliliğine ilişkin olarak yaptıkları ön karar taleplerinin sonuçlandırılması da Divanın görevleri arasındadır.

İlk Derece Mahkeme;

ATAD'ın yıllar içinde artan iş yükünü hafifletmek amacıyla, 24 Ekim 1988 tarihli Konsey kararıyla ATAD'a bağlı olarak kurulan yargı organıdır. İlk Derece Mahkemesi, üye ülke hükümetlerinin ortak kararla 6 yıl için atadığı ve yeniden seçilebilen 15 hakimden meydana gelir. Mahkemenin bakmakla görevli olduğu başlıca davalar, gerçek veya tüzel kişiler tarafından Topluluk organlarına karşı açılan iptal, hareketsizlik ve tazminat davaları ve Topluluklar ile Topluluk organlarında çalışan kişiler arasındaki personel davalarıdır. İlk Derece Mahkemesinin kararlarına karşı, esasa ilişkin konularla sınırlı olmak kaydıyla, ATAD'a temyiz mercii olarak başvurulabilir.

Sayıştay

Sağlam bir mali yönetimin temin edilmesi amacıyla Avrupa Birliğinin gelir ve gider hesaplarını ve bu hesapların dayandığı işlemlerin yasallığını ve düzgünlüğünü inceleyen AB kurumudur. 1992 yılında imzalanan Avrupa Birliği Antlaşması ile kurum statüsüne yükseltilmiştir. Sayıştay, her bir üye devleti temsilen 15 üyeden oluşur. Üyeler Konsey tarafından 6 yıllık bir süre için atanırlar ve görevlerini Birliğin genel çıkarları doğrultusunda tam bir bağımsızlık içinde yerine getiriler. Üyelerin görev sürelerinin yenilenmesi mümkündür.

5-    Avrupa Konseyi (Zirve):

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının belirli aralıklarla bir araya geldiği toplantılardır. Üye ülke liderlerinin 1974 yılında Paris'te yapılan zirve toplantısında aldıkları karar uyarınca, 1975 yılından itibaren Avrupa Konseyi adı altında düzenli olarak yapılan bu toplantılar, 1986 yılında imzalanan Avrupa Tek Senedinde yer alan hüküm ile hukuki bir temel kazanmıştır. Avrupa Birliği Antlaşması ile bugünkü halini alan hüküm, Zirvenin, Birliğin gelişimi için gerekli ivmeyi kazandırmak ve genel siyasi hedefleri belirlemekle görevli olduğunu ve yılda en az iki kez toplanmasını öngörmektedir. Zirve toplantıları, AB Konseyi dönem başkanlığını yürüten üye devlet tarafından düzenlenir.

6-  Ekonomik ve Sosyal Komite:

Çeşitli ekonomik ve sosyal çıkar gruplarının (üreticiler, çiftçiler, işçiler, nakliyeciler, esnaf ve sanatkârlar, serbest meslek sahipleri ve kamu yararına çalışanlar) temsilcilerinden meydana gelen istişarî nitelikteki AB organıdır. Antlaşmada öngörülen hallerde, Ekonomik ve Sosyal Komiteye danışılması zorunludur. Komite, halihazırda 222 üyeden meydana gelmektedir. Üyeler 4 yıl süreyle seçilmekte ve görev süreleri yenilenebilmektedir. Üyeler görevlerini Birliğin genel çıkarları doğrultusunda tam bir bağımsızlık içinde yerine getirirler. Yeni üyelerin katılımından sonra üye sayısı 344'e çıkacaktır.

7-   Bölgeler Komitesi:

Bölgesel ve yerel yönetimlerin temsilcilerinden meydana gelen istişarî nitelikteki AB organıdır. Antlaşmada öngörülen hallerde, Bölgeler Komitesine danışılması zorunludur. Komite, halihazırda 222 üyeden meydana gelmektedir. Üyeler 4 yıl süreyle seçilmekte ve görev süreleri yenilenebilmektedir. Üyeler görevlerini Birliğin genel çıkarları doğrultusunda tam bir bağımsızlık içinde yerine getirirler. Yeni üyelerin katılımından sonra üye sayısı 344'e çıkacaktır.